2008
‘O beyaz çam ağacı çok güzel!’ Her sene Bien’in beyaz çam ağacını görünce aynı şeyi hissediyorum. ‘Çok güzel!’ Bu sene de aynı şeyi hissettim ama yanında ek bi hisle geldi bu sefer: ‘Çok güzel!…Bu kaç senedir burda?’
Üstünde kırmızı bi elma asılıydı bir sene, resim çektirmiştik. Ben sarışındım.. Demek ki baya olmuş.. İşte tam bu ‘’sad stream of consciousness'’ sırasında, beyaz çamın önünde saçları dökülmüş bir çocukluk arkadaşımı gördüm! Ve bu beni gerçekten sarışın olduğum zamanlara geri götürdü!
Bir beyaz çam ağacı, saçları hiç beyazlamıcak bir arkadaş bir de üstüne saçları bir yastıkta beyazlıcak arkadaş sayısındaki büyük artış derken az yılbaşı görmediğimi farkettim. Bunu farketmemde neredeyse milleniumda doğmuş öğrencilerimin de etkisi var tabi ki! Onların da hakkını verelim.
2008.. Sanki uzay çağı falan! (Uzay çağı diyerek de seksenlerde büyüdüğümü ispatladım ya neyse..) Yeni seneye böyle başlayalım..
